Erdoğan ile mafyanın ilişkisi ne? İrtibatı kim sağlıyor?

TR724’te Hakan Soylu imzasıyla yayınlanan Haber-Analize göre organize suç örgütü lideri olduğu iddiası ile hüküm giyen Sedat Peker son dönemde gündemden düşmüyor. Erdoğan muhaliflerini, akademisyenleri ve Gülen Cemaati mensuplarını ölümle tehdit eden Peker son olarak taraftarlarına silahlanma çağrısı yaptı. Sosyal medyada oluşan gündem sonrası ‘sembolik’ bir soruşturma açıldı ve Peker savcılığa gidip ‘sözlerimin arkasındayım’ dedi. Sedat Peker adeta ‘dokunulmazlık’ almışçasına tehditlerine, silahlanma çağrılarına devam ediyor. Peki Sedat Peker’in bu gücü nereden geliyor ? Erdoğan ile ilişkisi ne ?

Tr724 Yazarı Adem Yavuz Arslan ‘Sedat Peker yalnız değildir’ yazısında doğru bir noktaya işaret etti. Peker ve benzeri suç örgütleri Ergenekon’un oyun planının parçasıdır. Suç örgütlerinin reorganize edilmesi ve ‘yerli ve milli mafya’ kurulmasına dair dökümanlar Ergenekon sanıklarından elde edilmişti.  Örgütün kendi istekleri doğrultusunda yeniden yapılandırılan mafya sayesinde uyuşturucu ticaretini kontrol altına alma ve kara para aklama hedefinde olduğu tespit edilmişti.

MAFYA-VELİ KÜÇÜK BAĞLANTISI

Sadece Sedat Peker değil, Semih Tufan Gülaltay, Sami Hoştan ve Ali Yasak’ta Ergenekonun mafya yapılanmasında yer alan isimlerden. Bu çete liderlerinden üçü yani Sedat Peker, Sami Hoştan ve Ali Yasak’ın Veli Küçük ile yakın irtibatı tespit edildi. Gülaltay’ın ise Şener Eruygur ve Ulusal Birlik Hareketi Platformu çatısı altında birlikteliği mevcut. Ergenekon dökümanları, ifadeler, telefon tapeleri ve sanık ifadelerinde yer alan detaylara göre Veli Küçük ile Sedat Peker arasında çok yakın bir ilişki var. Sedat Peker’e adeta oğlu gibi muamele eden Veli Küçük, Peker’in ‘önünün açılması’ konusunda bizzat devreye girdi. Sedat Peker’de Veli Küçük’e olan ‘saygısı’nı her zaman gösterdi. Hatta Veli Küçük’e şoför temin edip maaşını ödedi. Ismi ‘derin devlet’ ve ‘JİTEM’ ile anılan Veli Küçük, Sedat Peker’in 2002 yılında kurduğu ‘öztürkler’ sitesinin açılışına katıldı. Küçük burada yaptığı konuşmada, “Türk birliği mutlaka tecessüs edecektir. Asil Türk milletinin yolu Tanrı Dağları’ndan, Ergenekon’dan geçecek.”diye konuştu. Veli Küçük emekli olduktan sonra da Hrant Dink’in 301’den yargılandığı dava da boy gösterdi. İstanbul eski Valisi Erol Çakır ve eski narkotik şube müdürü Nihat Kubuş ile Stratejik Güvenlik şirketini kurdu. Küçük bir söyleşide “ Hiçbir zaman amatörce çalışmadım. Devletim dedi ki ‘Şu görevi yap’, ‘Emredersin’ dedim, yaptım. Tutturmuşlar JİTEM diye. Öyle bir kuruluş yok. İstihbarat Gruplar Komutanlığı vardı. Devlet bana ‘İstihbarattasın’ dedi. ‘Pişman mısın?’ dersen, hayır, gene aynı şeyi yaparım. Devletime karşı görevimi yaptım.”

ERDOĞAN-PEKER İLİŞKİSİNDE ARACI ALİ ERDOĞAN

Erdoğan hükümetinin çıkardığı yasalar ve bazı mahkemelerin yapısında yaptığı değişiklik sonucu 11 Mart 2014’te tahliye olan Peker 9 Kasım 2015’te Rize’de Erdoğan lehine miting düzenledi. Sedat Peker açılış yada mitinglerinde iç savaşı işaret ederek rejim muhaliflerini “oluk oluk hepsinin kanlarını akıtacağız” diye tehdit etmekten geri durmadı.

Sedat Peker’in cezaevinden çıktıktan sonra Erdoğan’la yakınlaşmaya başlaması hızlı oldu. Erdoğan’a  Twitter’dan hakaret ettiği iddiası ile 9 Aralık 2014’te gözaltına alınan AKP eski milletvekili Fevzi İşbaşaran bir grup AKP’linin protestosu ile karşılaştı. İşbaşaran karakolda tutulurken Sedat Peker’in avukatı Barbaros Aslan ‘İşbaşaran’ın avukatlığını yapacağını’ söyleyerek karakola girdi. İddiaya göre avukat  Aslan Fevzi İşbaşaran’a saldırdı ve kafasını duvara vurdu. İşbaşaran avukat Aslan’dan şikayetçi oldu. Sedat Peker olay üzerine “Başaran kafasını duvarlara vurmak suretiyle kendisini yaralamış” açıklamasını yaptı.

Peker’in Erdoğan ile aynı kareye girmesi ise Aktrollerin liderlerinden olarak bilinen ‘Sağlam İrade’ rumuzlu Twitter kullanıcısı Taha Ün’ün düğününde oldu. Nefret söylemi ve tehdit içeren tweetleri ile tanınan Taha Ün ile Emine Erdoğan’ın özel kalem müdüresi Sema Silkin’in  düğün töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sedat Peker sohbet etti. Yanlarında ise İHH Başkanı Bülent Yıldırım vardı. Sedat Peker Erdoğan-Peker ve Yıldırım’ın fotoğraflarının sosyal medyada gündem olması üzerine “ Sayın Cumhurbaşkanı’nın insanların içinde beni kabul ederek elimi sıkıp sıcak bir şekilde birkaç kelime söylemesi tabi ki kendisi açısından bakıldığında birileri tarafından siyasi bir risk olarak görünebilir. Ancak benim fikrimi sorarsanız Sayın Cumhurbaşkanımız şahsımla ilgili bazı art niyetlilerin özellikle görmek istemediği toplumdaki yerimi görmüştür” dedi.

MAFYA LİDERLERİ ERDOĞAN’A BİAT ETTİ

Sedat Peker ile Erdoğan’ın ilişkisi düğünde karşılaşmaktan ibaret değil. Türkiye’de herkesin bildiği sırlardan birisi de şudur; Erdoğan cezaevindeki mafya liderlerini kendine biat etmeleri sonrası tahliye ettirdi. Bu kapsamda Sedat Peker, Sedat Şahin ve Saral çetesinin Erdoğan’a biat ettiği, Alaattin Çakıcı’nın ise kendine getirilen teklifi reddettiği sır değil. Aynı şekilde güvenlik güçlerinin elinde Sedat Peker’in adamlarından bir grubun Sakarya Pamukova’da bir villada silahlı eğitim aldıklarına dair somut bilgiler var. Burada eğitim alanlar arasında Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ı dövenlerden birinin de olduğu tespit edildi.  Sedat Peker başta olmak üzere mafya örgütleri ile Erdoğan arasındaki irtibatı sağlayan kişi ise Erdoğan’ın yeğeni ve koruması Ali Erdoğan. Ali Erdoğan ile yakın temasta olan bu suç örgütlerinin emniyetteki şubelere bile rahatlıkla girip çıktığı İstanbul polisinde sıklıkla konuşuldu. Ayrıca Alaattin Saral ile dönemin İstanbul Organize Şube Müdürü Gaffar Demir’in görüşmeler yaptığı, Sarallar ile Şahinler gruplarına mensup personel arasında çekişme çıktığı da biliniyor.

Sedat Peker ile Ali Erdoğan’ın ilişkisine dair detaylar ise şöyle; Ali Erdoğan, Sedat Peker’e bağlı Halit Dokur ile yakın temasta. Dokur’un ayrıca Peker’in yakın adamlarından Osman Aslanoğlu ve Aykut Bıçakçı ile teması var. Ali Erdoğan ayrıca Murat Sancak üzerinden Galip Öztürk bağlantısını da koordine ediyor.

Güvenlik birimlerinin analizine göre Sedat Peker başta olmak üzere mafya yapılanmalarının tekrar organize olması uyuşturucu ticaretiyle doğrudan alakalı. Kumarhane sektörü özellikle uyuşturucu parasını aklamak için yaygın olarak kullanılan bir yöntem. Bilindiği gibi uyuşturucu dünyasının önemli isimlerinden Ömer Lütfi Topal aynı zamanda kumarhaneciydi. Topal’ın Çatlı tarafından kontrol edildiği de güvenlik birimlerinin tespitleri arasındaydı. Duyumlara göre Sedat Peker ve adamları uyuşturcu pazarının kontrolünü büyük oranda ellerine aldı. Gürcistan’ın son yıllarda Afganistan’dan çıkan eroinin önemli rotalarından biri haline geldiği, bu yüzden başta Batum olmak üzere Gürcistan’ın kumarhane merkezine dönüştüğü de bu kapsamda önemli bir detay.

Sonuç olarak mayfa örgütleri Erdoğan’a biat ederek tahliye oldular. Bizzat Erdoğan’ın kontrolü ve koordinesinde kara para aklama, uyuşturucu ve silah ticaretinde güç kazanıyorlar. İşin siyasi boyutu ise şöyle; Erdoğan’ın emrinde olan bu gruplar tehdit söylemleriyle muhalifleri sindiriyorlar. Makro planda ise siyasi konjonktüre göre oluşturulacak kaotik ortamları hazırlama görevleri var. O yüzden Sedat Peker’in faaliyetlerini ve söylemlerini ‘bireysel bir hareket’ olarak görmemek gerekiyor.

Kaynak: TR724


 

Paylaş, Mutlaka Okunsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Mutlaka Oku! © 2017 | Gizlilik Politikası | Pdf Kitap İndir | Yorum |