AİHM kararı sonrası Demirtaş: Siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edildi

Avukatları aracılığıyla açıklama yapan Demirtaş, “Bunun benim şahsımla ilgili mesele değil, AİHM kararında da tespit edildiği gibi bütün Türkiye toplumu ve demokrasisi açısından çok vahim bir durumdur” diye konuştu.

Kararın ardından cezaevinde Demirtaş’ı ziyaret eden avukatlar Ramazan Demir, Benan Molu, Murat Aksark çıkışta ARTI TV’nin sorularını yanıtladı.

Ramazan Demir, “Selahattin Demirtaş ile yaptığımız görüşmeyi sizlerle paylaşıyorum. Demirtaş, AİHM kararı ile birlikte siyasi rehine poziyonunun hukuken tescil edildiğini ifade etti” dedi.

Avukat Demir, Demirtaş’ın “İlk günden bu yana söylediğimiz gibi HDP’ye yapılan operasyon, tutuklanmamız, yargılanmamız hukuki değil, siyasi dayanak ve gerekçelerle yapılıyor” dedi. Yargılandığım davalar ve isnatlar da tümden çökmüştür” dediğini aktardı.

Avukat Demir, Demirtaş’la yaptıkları görüşmeyle ilgili sözlerine şöyle devam etti:

“Tutukluluğun devamının politik saikler taşıdığını, 18. madde bölümünde tutukluluğunun tek başına kendi haklarını değil, Türkiye demokrasisi açısından çok büyük tehditler oluşturduğunu ifade etti. Tek başına Demirtaş şahsında değil, bütün Türkiye demokrasisi açısından sonuç doğuran bir karar olduğunu söyledi. Tutukluluk halinin hukuki olmadığının tescilinin kendisini memnun ettiğini söyledi.”

Avukat Ramazan Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “AİHM kararları bizi bağlamaz. Bugüne kadar örgütle ilgili çoğu kararlar hepsi aleyhe. Karşılığında yapabilecek çok şeyler var. Karşı hamlemizi yaparız. Terör devam ediyor” sözleriyle ilgili olarak Demirtaş’ın şunları söylediğini aktardı:

“Maalesef ki yürütmenin baş sıfatıyla açıklama yapan Cumhurbaşkanı, halen bu mahkeme kararına rağmen hukuku, kanunu, Anayasa’yı tanımayacağını ifade edebilmektedir. Normal bir hukuk devletinde yapılacak bir açıklama değil. Kendisini hukuk kurallarına bağlı gören bir devlet anlayışının açıklaması olamaz. Onu da geçtik. Anayasanın 90. maddesi ortada, onu da geçtik AİHS’in 46. maddesi ortada. Mahkeme kararında da bunun sözleşmenin 46. Maddesi gereğince bağlayıcı bir karar olduğu ve Türkiye’nin uygulaması gerektiği ifade edilmiş. Dolayısıyla A kişisinin, B kişisinin, Cumhurbaşkanının, başbakanın, herhangi bir kişinin, hakimin, savcının ‘ben buna uymuyorum’ deme lüksü ve yetkisi yok hukuk devletinde.”

Demirtaş görüşmede ayrıca “Hukuk ve adalet mücadelemiz her koşulda devam edecektir. Haklı bir mahkeme kararı olmadan 2 yıldır burada tutuluyor olmama rağmen demokrasiye, barışa ve adalete olan inancımı asla kaybetmedim” ifadelerini kullandı.

Paylaş, Mutlaka Okunsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Mutlaka Oku! © 2017 | Gizlilik Politikası | Pdf Kitap İndir | Yorum |